Browse > Home /

| Subcribe RSS

Microsoft Kasım 2009 Güvenlik Bülteni

November 25th, 2009 | No Comments | Posted in Information Security

Genellikle bu tarz bültenleri paylaşmıyorum ancak özellikle son kullanıcıları bilgilendirme amaçlı olarak Microsoft’un güvenlik alanında neler yaptığına, ne gibi uğraşlar verdiğine değinmek gerekiyor.

Forefront TMG – Threat Management Gateway –

Microsoft’un Proxy, URL Filtering, Anti-virüs, VPN, Caching, SSL Inspection ve Instrusion Prevention gibi özellikler sunan genel bir güvenlik çözümü ürünü olan Forefront  ile ilk olarak geçen seneki IDC seminerine tanışmıştım. Etkinlik sırasında programın demo sürümünü edinmiştim ancak kurup deneme fırsatım olmamıştı. Eğer programı denemek, Forefront TMG 2010 son sürümünün demosuiçin bu adresi kullanabilirsiniz. Konuyla ilgili olarak Microsoft’un İstanbul ofisinde 3 Aralık tarihinde bir seminer düzenlenecek.

Microsoft Security Essentials

Microsoft’un güvenlik alanındaki bir başka yeniliği de ücretsiz olarak son kullanıcılar için sunulan Security Essentials antivirüs programıydı. Program özellikle ücretsiz olmasıyla birlikte Eylül’ün son haftası internet üzerinden sadece orjinal Windows işletim sistemi kullanan kullanıcılar için dağıtılmaya başlandı. Kısa bir süre için 1.5 milyon indirilmeye imza atan program, aynı süre içinde tam 4 milyon kötü niyetli uygulama tespit etti.

Microsoft tarafından açıklanan diğer bülten bilgilerine bu adresten ulaşabilirsiniz. Ayrıca Aralık ayında düzenlenmesi planan çeşitli etkinliklere yine Microsoft’un sitesinden gözatabilirsiniz.

Tags: , , ,

Google, Microsoft’a kafa mı tutuyor?

July 14th, 2009 | No Comments | Posted in Güvenlik

Etrafımdaki insanlarda görüyorum, bir konsol hevesidir gidiyor. Ben ne yazık ki bu furyaya dahil olamadım ve bugüne kadar benim sadık yarim hep PC olmuştur (Karakutu hariç 🙂 ). Her alanda PC’yi konsollara tercih ettim. Sebebi sanırım uzun bir süredir PC kullanıyor olmam. Kuzenimin 286’sıyla başladığım macera, kendi 486 DX2-66 PC’mi almamla birlikte devam etti. O zamanlar Windows  işletim sisteminden yoksun olarak, MS-DOS üzerinde çalışırdım. O zamanlar bir başka güzeldi, GUI ortamından yoksun sadece komut sistemiyle çalışılan bir işletim sistemi düşünün. Oyunların çalışması için memmaker yapar, PC’nin 2 kere restart’tan sonra fazladan hafızaya sahip olmasını sağlardık. Turbo tuşunu ve Basic ile yazılmış Gorilla.BAS oyununu söylememe bile gerek yok sanırım 🙂

Bir zamanların gençliği bu siyah ekran üzerinde geçirdi yaşamını. 5.25″ boyutundaki 720kb’lık(Double Density) disketlerle kaç defa tak çıkar yaptığımı dün gibi hatırlarım, güzel ve bir o kadar da zor günlerdi ancak insan zorluğa göğüs gererek öğreniyor bazı şeyleri. Mesela yukarıda bahsettiğim makinayı o zamanın parasıyla yaklaşık 1000 dolara Escort Bilgisayardan almıştım ancak üzerinde yüklü gelen işletim sistemi olan Windows 3.11, nedense daha ilk açılışta kilitlenmiş ve belki de ileride Windows’tan nefret etmemi sağlayacak bir neden daha yaratıyordu adeta. Microsoft bu tabularını Windows 7 ile atmaya çalışırken, kendisine çok ciddi bir rakip çıktı; o da GOOGLE!

İnternette arama yapma macerası ile yolan çıkan Google, şimdilerde özellikle yazılım dünyasına ses getirecek bir projenin üzerine çalışıyor. O da, Google Chrome işletim sistemi.

Chrome internet tarayıcısı ile dikkatleri üzerine çeken Google, aynı başarıyı ve daha fazlasını işletim sisteminde de yaşamak istiyor. Ancak çok ciddi bir rakibi var, o da Microsoft. Gerçi bunu şahsi olarak pek bir rekabet olarak görmüyorum çünkü Google akıllı davranarak bu CHROME’u özellikle netbooklar için sunmayı planlıyor. Microsoft gibi çeşitli sürümler yerine, tek bir sürüm halinde çıkması planan Chrome işletim sistemi, bu yönden kesinlikle avantajlı ve üstelik ücretsiz!

Bir yanda MSN, Hotmail, Office, Windows Mobile ve yazılım geliştiriciler için sunulan bir platform ile Microsoft; diğer yanda GMail, Google Docs, Android, Chrome ve çeşitli hizmetlere yönelik servisleriyle Google.

İnternette Arama (Online Search):

Bazılarına göre Google deyince akıllara ilk olarak internetten arama geliyor. Ve böyle düşünmekte haklılar da. Nitekim internet aramalarının yaklaşık olarak %80’i Google üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu değerin en büyük nedenlerinden bir tanesi olarak Adwords’le elde ettiği müşteri sayısı ve buna bağlı olarak kazancı örnek gösterebiliriz. Microsoft tarafında ise, yıllardır pek etkili olamayan Live arama servisi vardı. Şimdilerde ise Bing oldukça popüler. Bing, kullanıcıları linklere götürmekten ziyade ilgili bilgiye sentezleyerek kullanıcılarının önün sunuyor. Harcanana 100 milyon dolarlık reklam gelirleri ve basın gücü ile Microsoft ancak %8 ile 9 arasında bir arama oranına sahip.

İşletim Sistemi (Operating System):

Bu konuda avantaj kesinlikle Microsoft’un. MS-DOS ile başlayan 30 yıllık bir deneyim, şu sıralar oldukça popüler olan Windows 7 ile devam ediyor. XP’den sonra yaşanan Vista felaketi ile akıllanan Microsoft, Windows 7 ile kullanıcılarını memnun etmiş gözüküyor. Ayrıca dünyada satılan PC ve özellikle dizüstülerin %80’inden fazlasında Microsoft imzası var. Bunun ana nedeni, donanım üreticileri ile MS arasında yapılan lisans anlaşmaları. İsteseniz de, istemeseniz de bu işletim sistemini size kullandırtıyorlar. Ayrıca yine akıllı telefon alanında Windows Mobile’ da oldukça sık kullanıyor. Google tarafında işler biraz kesat ama kesinlikle ümit verici. 2007 yılında cep telefonları için başlayan Android işletim sistemi macerası, şimdilerde Chrome ile devam ediyor. Google’un sunduğu çözüm daha çok internet ve tarayıcı üzerine olacak. Optimizasyonu gerçekten merak ediyorum.

İnternet Tarayıcıları (Internet Browsers)

Microsoft uzun bir süredir bu sektörde söz sahibi. Eskiye nazaran ciddi bir kayıp veren MS, bu duruma rağmen uzun bir süredir %60 – 65lik bir oranla lider durumda. Firefox’un çıkışı  ile pazar payını azaltan MS, bu başarısını, kuşkusuz işletim sistemi ile birlikte entegre gelen Internet Explorer’a borçlu. Bu konuda Avrupa’da haksız rekabet yaptığı gerekçesiyle Microsoft’a 899 milyon Euro para cezası verilmiş ancak sonradan bu ceza durdurulmuştu. Şimdilerde Chrome ile bu sektöre taze kan sokan Google, aynı tarayıcısını yine Chrome adlı işletim sistemiyle birlikte ücretsiz olarak sunucak. Chrome’un bu alandaki yüzdesi yaklaşık olarak %3 dolaylarında (Opera ve Safari’yi sollamış durumda).

ve Reklam Gelirleri:

Bu konuda çok şey yazılıp, çizilebilir. Google’ın Adsense avantajına karşılık Microsoft’un MSN portalını saymaz isek,  internet üzerinden herhangi bir kazancı yok. Bu konuda 2008 yılı için 1.2 milyar dolar kaybeden firma, 2007 senesinde  Aquantive firmasını yaklaşık olarak 6 milyar dolarlık bir bütçe ile bünyesine katmıştı. Firma bu konuda 2009 yılına istinaden ciddi bir kazanç beklediğini de hatırlatalım.

Son sözler:

Google Chrome ve çeşitli internet servisleri ile  yoluna emin adımlarla devam ederken, Microsoft; Windows 7 ve Office 2010 ile şov yapmaya hazırlanıyor. Yılların getirdiği deneyimi ya da potansiyel vaadeden Google’ı seçmek sizin elinizde…

Derleme: Wired

Tags: , , , , , , ,

Microsoft uyardı: XP dahil eski işletim sistemlerindeki Quicktime zaafiyeti, çok riskli!

May 29th, 2009 | No Comments | Posted in Güvenlik

Gün geçmiyor ki, Microsoft İşletim sistemlerindeki açıklıklar tehlike yaratmaya devam ediyor. Bu seferki hedef,  eski sürüm Windows İşletim Sistemleri. Zayıflık (Vulnerability) bulunan bu sistemlere uzaktan erişim yoluyla malware çalıştırmak mümkün oluyor. Bu malware, Windows sistemlerdeki DirectX’i kullanarak Quicktime dosyalarının açılması (Quicktime parsing filter) ile ortaya çıkıyor ve saldırı yapan kişiler bilgisayar kontrolünü tamamen ellerine geçirebiliyor. Bunun başlıca sebebi olarak internet gezginlerinin otomatik olarak video dosyalarını açmaları gösterilmiş. Ziyaret ettiğiniz sitede, saldırı amaçlı olarak bulunan bir Quicktime video dosyası var ise, video otomatik olarak başlayacağı için tehlikede sayılabilirsiniz.

Windows 7, Vista ve Server 2008’in durumdan etkilenmemesi ise işin başka bir boyutu. Sorun daha çok 2000, XP ve Server 2003 sistemlerini kapsıyor. Hangi sürüm işletim sistemlerini kapsadığını şuradan bakabilirsiniz. Şu an çeşitli çalışmaların yapıldığı sorunla ilgili olarak tam çözüm Microsoft’un KB971778 ‘nolu servis kodu.  Sorunu çözmek için bu adresi kullanarak, “Fix it” ikonuna tıklayabilirsiniz (Çeşitli tavsiyeler için yine KB971778 sayfasını okuyabilirsiniz).

Microsoft’un ek olarak duyurduğu güvenlik önerileri için bu siteleri ziyaret edebilirsiniz: [Technet 1][Technet2]

Tags: , , ,

Microsoft Exchange Server 2010 BETA’yı deneyin

April 16th, 2009 | No Comments | Posted in Technology

Her ne kadar sektörün en iyi e-posta sunucusu olmasa da, Microsoft IT profesyonellerin “feedback”leri doğrultusunda geliştirdiği yeni mail sunucu yazılımı olan Exchange Server 2010’u daha basit, daha esnek ve stabil yaptığını söylüyor.

Henüz BETA aşamasında olan yeni Exchange Server 2010’ün yeni özelliklerine bir gözatalım.

High Availability and Disaster Recovery ( Yüksek devamlılık ve Felaket Yönetimi)

  • Esnek ve Stabil olduğunu söylemiştik. Exchange 2010 devamlı replikasyon teknolojilerini destekleyecek. Bu sayede 3. parti data replikasyon ürünlerini kullanmayacak ve Exchange’in yedekli yapısını efektif olarak kullanabileceksiniz
  • Mailbox database replikasyonu ve olası sistem çökmelerine karşı birden fazla sunucu kullanabilecek ya da ayrı yeralan datacenter’larınızı tek bir merkez üzerinden yönetebileceksiniz (Yönetilebilir 16 exchange mailbox database desteği)
  • E-mail sunucuları arasındaki gerekli migration ve maintenance gibi işlemleri iş saatlerinde yapabileceksiniz

Administration (Yönetim)

  • Kullanıcılara kendi kontak bilgilerini ve gönderdikleri e-posta iletilerinin ulaşıp, ulaşmadığı gibi bilgilerin IT yetkililerinin yardımı olmadan yapabilmeleri
  • Web tabanlı olarak gerçekleştirilen helpdesk tarzı öğe ve bilgi içerikleri
  • Yenilenen “Role-based Access Control” modeli ile herhangi bir admin yetkisi/kontrolü olmadan birden fazla mailbox aramaları yapabilirsiniz

Anywhere Access (Herhangi bir yerden erişim)

  • Mükemmel Outlook deneyimi için mailbox’larınıza herhangi bir masaüstü, web, mobil aygıt’tan bağlanabilme (Firefox ve Safari’nin desteklediği OWA özelliği de mevcut)
  • Windows Mobile dahil birçok mobil aygıt desteği sayesinde Exchange ActiveSync ile etkileşim
  • Dış iş ortaklarınızla etkin ve hızlı planlama yapabilir ve paylaşacağınız bilgilerin sınıflandırmasını yapabilirsiniz

ve Voice Mail ! (Sesli Mail Özelliği)

  • Microsoft sonunda bir ilki başarıyor. Exchange 2010 ile sesli mail mesajlarınızı normal bir e-posta gibi inbox’larınızdan yönetebilirsiniz
  • Maillerinizin acil durumuna göre, Sesli mesajlarınızı text’e dönüştürerek maillerinizi daha efektif olarak yönetebilirsiniz
  • Caller ID özelliği sayesinde oluşturacağınız kullanıcı grupları için çağrı cevaplama ve yönlendirme özellikleri sunabilirsiniz
  • Outlook Voice Access özelliği ile inbox’larınıza telefon bazlı erişim sağlayabilirsiniz (Yaklaşık 30 dil desteği mevcut)

Ürünün genel özelliklerine (Overview) bu adresten ulaşabilir ve 360 günlük BETA deneme sürümünü bu adresten temin edebilirsiniz. Emin değilim ama sanırım şu an için Türkçe dil desteği mevcut değil ancak yakın zamanda yeni bir BETA sürümü altında çıkarabilirler, takip etmeniz gerekiyor.

Tags: , , , , ,
  • Site istatistik

    Bugünkü ziyaret: 16
  • Add to Technorati Favorites

    Mail adresinizi girin:



  • Google Connnect
  • RSS DarkHardWare News