Archive

Archive for the ‘Information Technology’ Category

Cisco CRS-3 Carrier Routing System: Internet yeniden yapılanıyor

March 10th, 2010 Zafer No comments

Cisco’nun merakla beklenen ve öncesinde basın duyurusu yapılan yeni ürünü ile ilgili çeşitli yazılar yazılmıştı. Firmanın bahsettiği üzere özellikle network konusunda oldukça deneyime sahip olan Cisco, yine ağ performansı üzerinde ciddi bir iyileştirme yapıldığının sinayallerini vermişti. Kurumsal müşterilerden çok Internet Servis Sağlayıcı (ISS), GSM Operatörleri, Devlet Kurumları ve Uluslararası network backbonelarında kullanılması planlanan bu cihaz, daha hızlı iletişimin yanında, darboğazı da minimuma indirerek büyük bir performans potansiyeli sağlayacağı konuşuluyordu.

Ve beklenen açıklama bugün Türkiye saatiyle 17:00 – 19 dolaylarında gerçekleşti. Cisco’nun yaptığı açıklamaya göre yeni ürünün bir dizi router sistemlerinden oluştuduğu ortaya çıktı.

Cisco CRS-3 Carrier Routing System olarak lanse edilen ürün, daha önce ön bilgi olarak geçildiği üzere tüm bir ülkenin ağ yapısını kaldırabilecek düzeyde geliştirilmiş ve daha önce bahsettiğim gibi; CRS-3 daha çok yoğun ağ trafiği olan kurum ve devletler tarafından kullanılabilecek bir potansiyele sahip olarak karşımıza çıkacak.

Cisco tarafından sağlanan verilere göre, CRS-3′ün en büyük özelliği, en yakın rakip sistemden tam 12 kat daha yüksek trafik kapasitesine sahip olması. Saniyede 322 Terabit aktarabilen cihaz, daha önceki CRS-1 serisinin kapasitesini üçe katlıyor. Cisco’nun rakamlarına göre CRS-3, şimdiye kadar çevrilmiş tüm sinema filmlerinin 4 dakikadan kısa sürede aktarılmasını ya da çocuğundan büyüğüne tüm Çin halkının aynı anda video görüşme yapabilmesini sağlayacak kadar güçlü.

Fiyatı’nın  90,000 dolar belirlendiği ürünün özellikle İnternet’in darboğazını hafifleteceği ancak bu hafifletmenin yanında daha hızlı, etkin ve performanslı sistemler sayesinde de özellikle daha etkili ataklar oluşturmak üzere güvenlik yönünden de sıkıntı oluşturabileceğini düşünüyorum.

Özellikle 2007 yılında bağımsız yaptığı bir araştırmayla Internet’in kısmi olarak darboğaza sürükleneceğini iddia eden Nemertes firmasının iddası, belki de Cisco’nun bu sistemi ile çürütülmüş oluyor.

Cisco tanıtım videosu için:

Ayrıca CRS-3 in Action demosu için aşağıdaki linki ziyaret edebilirsiniz:

http://www.cisco.com/en/US/prod/routers/ps5763/cisco_crs-3_demo_video.html

Sistemin teknik detayları netleştikçe bu yazıyı da güncel tutmaya çalışacağım.

Gerçek yaşamdaki Bilgisayar Saldırıları üzerine Sosyal Mühendislik kavramı

October 27th, 2009 Zafer No comments

Sosyal Mühendislik kavramını elimden geldiğince şu postumda yazmıştım.

Terim anlamıyla, İnsan ilişkilerini ve insan psikolojisini içinde barındırarak çeşitli yöntemleri kendi çıkarları ya da kötü amaçlı olarak kullanılan tüm sistemlerin genel adıdır ve tamamen bilinçli/bilinçsiz Personel kaynaklıdır.

Buna sadece çalışan gözüyle bakmamak, dışarıdan gelebilecek çalışan zaafiyetinden kaynaklanan sorunlar gözüyle de bakmak gerekiyor. Birçoğumuz için hayatımızın çoğu ofise bağlı kalarak dijital ortamda geçse de, esas yaşam alanımız olan dış dünyamızı bazen unutabiliyoruz. Şimdi bu dünyadan bazı örnekler vermeye çalışalım:
Read more…

Windows 7 hakkında bilmeniz gereken özellikler

October 24th, 2009 Zafer 1 comment

Microsoft’un başarılı işletim sistemi deneyimi geçtiğimiz gün lansmanı yapılan Windows 7 ile devam ediyor. Pek çok kullanıcı özellikle XP’den sonra Vista’ya alışamamıştı. Bunun sebepleri kuşkusuz iyi optimize edilmeyen bir sistem ve beraberinde getirdiği performans sorunlarıydı.

İlk BETA Windows 7 işletim sistemini yükledikten sonra bu sefer gerçekten olmuş dedim. Aramın Vista ile kötü olmaması, yadigar XP’den vazgeçemiyor olmam belki de bu beğenimin başlıca faktörleri arasında geliyordu. Windows 7; Vista’nın görselliği ve güvenliği ile birlikte XP’nin stabilitesini bir arada ve daha fazla özellikleriyle sunan bir işletim sistemi olarak karşımıza çıkıyor. Peki siz bu deneyime hazır mısınız?
Read more…

Disaster Recovery: Hatalardan ders almak

September 16th, 2009 Zafer No comments

Geçtiğimiz günlerde yaşadığımız sel felaketinden dolayı, birçok vatandaşımız hayatını kaybetmiş ve ciddi ölçüde iş gücü kaybının yanında yüksek miktarda maddi hasar çıkartılmıştı. Bu noktada üzerinde durulması gereken 3 konu var;

  1. İnsanlık
  2. Yönetim tarzı
  3. Profesyonellik

Ben daha çok 3. şık üzerinde duracağım ve biraz da 2. şık üzerine değineceğim. Read more…

Are you using FTP, homegrown or purchased File Transfer Software?

July 9th, 2009 Zafer 2 comments

I realized that I haven’t written any entries or comments after my MFT (Managed File Transfer) training. This solution is more secure, reliable, encrypted, manageable, controllable, automated and you are able to monitor all your file transfers over FTP, which cannot be compareable over MFT solution.

You can find a summary for MFT:

Managed File Transfer (MFT) applications are developed in order to provide a single application that handles all corporate file transfers regardless of protocol. Typical MFT applications are capable of handling protocols which include FTP (File Transfer Protocol), FTPS (FTP over SSL), SFTP (Secure File Transfer via SSH), SCP (Secure Copy via SSH), HTTP/S and WebDAV. In addition to protocol independence, MFT applications typically have auditing, reporting and password policy features that are needed to comply with various government requirements such as HIPAA and Sarbanes-Oxley.

This is my first English entry and in this entry, you can find the advantages and business solutions based on MFT over FTP.

Mitigate the risk of FTP

“FTP alone is not a viable option to give the insight, security, performance and , ultimately, the risk management necessary to responsibly conduct business.” Frank Kenney and James Lennard, The Gartner Magic Quadrant for Managed File Transfer.

You should be asking:

  • How could I increase my productivity?
  • How could I better synchronize my applications and processes?
  • How could I improve quality of service and reduce costs?
  • How could I Automate, Monitor and Manage my File Transfer activity?

Save costs with File Transfer modernisation

Ask yourself:

  • What is the cost of running multiple file transfer tools, in terms of implementation, administration, operations?
  • Is onboarding of new partners, or implementing new exchanges between business applications as easy as requested by the business?
  • Do I have a global end-to-end monitoring of my file transfer activity as needed by the operations and the business?
  • How much savings would result from a central configuration management?

If you are managing multiple file transfer due to mergers, acquisitions, or simply history, you know the challenges associated with connecting new partners, new business applications, keep track of file transfers responding easily and timely to the business requirements.

Consolidation and Migration, a strategic project

Many large organizations, in many industries, have selected Synchrony MFT to consolidate their file transfer, and Axway has thus a large background of successfull migration projects.
Axway has developped a methodology supported by migration tools to ensure the success and the cost effectiveness of such projects. This methodology covers the various stages of such a project ranging from best practices for inventory to cost analyzis and ROI calculation.

You can contact with me if you need any further information about MFT or File Transfer solutions.

IT Departmanları en çok hangi konulara harcama yapmalı dersiniz?

June 18th, 2009 Zafer 1 comment

Günümüzün olmazsa olmazı arasında yeralan IT sektörü, özellikle teknoloji şirketleri, bankalar ve devlet uygulamalarında oldukça önem kazanıyor. Artan internet kullanımıyla birlikte e-ticaret  ve çeşitli uygulamaların artışı, firmaların da bu noktada IT alanında harcama yapmalarını ve bütçe ayırmalarını gerektiriyor. Küçük işletmeler haricinde geniş ölçekli kurumsal firmalar artık IT departmanlarından çok AR-GE odaklı çalışan merkezler kuruyorlar (Garanti Teknoloji, Turkcell Teknoloji gibi…).

Hal böyle olunca ve uygulanacak servisler IT ‘ye dayandığı için, harcamalar da bu ölçekte oldukça artabiliyor ve kimi zaman bütçe aşımlarına sebebiyet verebiliyor. Aşağıdaki maddelerde IT alanında yapılan en fazla harcamaları bulacaksınız.

1- Enerji Tüketimi

Büyük bir banka ya da teknoloji firmasını varsayalım. Koridorlarca Datacenter’lara sahip olabilir hatta disastery recovery için aynı büyüklükte farklı sunucular ve iş istasyonlarını farklı lokasyonlarda çalıştırabilirsiniz. Peki bunların harcadığı elektriksel enerji ve soğutma için harcanan sarfiyatı hiç düşündünüz mü? Teknoloji bu noktada kısmen imdada yetişse de, tam anlamıyla kesin bir çözüm ne yazık ki yok, olmayacak ta. Üretim teknolojilerinin gelişmesi ile birlikte nm mertebesindeki elektron iletimi arttıkça, daha az enerji tüketimi ile daha çok performans elde etmek mümkün oluyor. Şu an 40-45nm’lik işlemciler kullanılırken, bu değer kısa zaman içinde 30 ve 22nm’ye inecek. Ayrıca AMD ve Intel firmalarının Green IT adı altında, çeşitli konseptleri bulunuyor.

2- Mobil Teknolojiye harcanan gereksiz masraf

İş dünyasının olmazsa olmazı arasında yer alan Mobil Teknolojilere bazı firmalar gereğinden fazla ve gereksiz masraf yapabiliyor. Geçtiğimiz senelere nazaran özellikle son 1-2 sene içinde artık herkesin elinde Blackberry, PDA, iPhone ve Communicator tarzında cihazlar görüyoruz. Operatör şirketleri çeşitli kampanyalar yaparak bu cihazların kullanımı arttırırken, çok şirketin mobil cihaz kullanım politikası olduğunu düşünüyorum.

3-  Dış-kaynak (Outsource) kullanmak ve Home Office çalışma tarzı

Birçok firma, çalışanlarına hala özellikle Home Office çalışma şansı tanımıyor. Bu çok önemli ve oldukçe etkili bir çözüm olmasına rağmen, bana göre özellikle şirket içinde huzursuzluk çıkabileceği endişesine dayanıyor :) Halbuki bu sayede şirket oldukça kar edebilir ve daha az enerji ve efor sarfederek maliyetleri azaltabilir. Ayrıca yine aynı şekilde alanında uzman kişilerden Out-Sourcing hizmeti alarak, maliyetleri azaltabilirsiniz. Kimi zaman bu oldukça etkin bir çözüm olabilir, özellikle de nispeten küçük bir firma iseniz.

4- Çalışan yerine Danışman tavsiyesi almak

Evet bir danışman olarak öncelikle bu konuya itirazım var :) Şirketinize yıllarını vermiş çalışanlarınızın tavsiyelerini görmezden gelip, şirketin acil ihtiyacı bir durumda dış danışmanlara tonlarca para dökebilirsiniz. Halbuki aynı durumları çalışanlarınız size aylar öncesinden uyarısını yapmıştı değil mi? İlle de profesyonel bir danışmanlık hizmeti almak istiyorsanız; bu işi layıkıyla yapan ve geçmiş deneyimlerine bakacağınız bir danışmanlık hizmeti olmalı!

5- Gereksiz Yükseltme (Upgrade) yapılması

Donanımsal ya da yazılımsal olarak farketmez, sistemlerinizi kurdunuz ve herşey mükemmel çalışıyor. Ancak herşey mükemmel gitse de, yazılım ve donanım şirketleri boşdurmuyorlar ve teknolojiye ayak uydurarak birçok yeni geliştirme ve özellik sunan ürünlerle piyasayı alevlendirip, gerekli güncellemeleri yapıyorlar. Bu noktada örneğin Microsoft’un XP-Vista-7 örneğini verebiliriz. Ya da sunucularınızın performansını arttırmak için daha fazla RAM eklemek akıllıca gelse de, gerçekten gerek var mı yükseltmeye? Yükseltmeden de verimli çalışılamaz mı? Uzun vade mi, kısa vade mi düşünmeliyiz? Bu konuda özellikle yazılım lisanslama ve CRP&ERP uygulamaları şirketlere ciddi bir yük bindiriyor. Büyük firmalar Open Lisans kullanarak (ki bu milyon dolarlar mertebesinde) sınırsız haklara sahip olurken, bazı kurumlar da Linux gibi açık-kaynak uygulamalarını tercih ediyorlar. Örneğin Firewall olarak donanımsal bir cihaz yerine, FreeBSD yüklü bir sunucu küçük/orta ölçekli bir firmanın işini rahatlıkla görecektir. Bu noktada sanırım şirket politikaları önem kazanıyor ve bu konuda ciddi bir IT çalışması yapılmalı diye düşünüyorum.

Ayrıca yine geleceğe yönelik yatırım olarak alınması planlanan donanımların en azından 2-3 sene sonrasını desteklemesini sağlamalısınız. Mesela Intel şu an yeni işlemci soketine geçti. Şu aşamada bu sokete geçmek mantıklı gözükse de, bana göre bir sonraki sene tam anlamıyla oturacak olan bu sisteme entegre olmalısınız.

6- Eğitim Gözardı edilmemeli!

Firmanıza yeni bir eleman aldınız. Kişi teknik anlamda gayet bilgili ancak sizin sunduğunuz ürün ve çözümler hakkında bir bilgisi yok. 3 seçeneğiniz olduğunu düşünüyorum var. Birincisi, bu kişiyi tek başına bırakıp, büyük bir tutkuyla kendini geliştirmesini sağlayacak/bekleyeceksiniz (oldukça ütopik). İkinci seçenek ise, çalışanı/çalışanlarınıza toplu eğitim talep ederek, maliyetleri azaltmak. Ancak bu noktada şirkette bir eğitim mi uygun olacak yoksa dışarıdan bir destek alarak, 0ff-site bir eğitim mi işinizi tam anlamıyla görecek? Son seçenek olarak internet üzerinden webinar tarzında eğitimler gerçekleştirip, birçok maliyetten kurtulabilirsiniz. Ayrıca bir alternatif olarak, bu kişilere mentor’luk edecek, şirketinizde çalışacak daha uzman kişilerden yardım alabilirsiniz.

7- Yol masrafları gereğinden fazla olabilir!

Özellikle onlarca projeyi birden yürütüyorsanız ve bu yazılım ve donanım odaklı ise, firmalara destek vermek sadece telefon ve e-mail ile yeterli olmayabilir. Sorunu yerinde halletmek için belirli bir harcama yapmanız gerekecektir. İş hacminize göre Taksi paraları sizin için külfet oluyorsa, araç kiralama şirketleri ile anlaşma yapabilir ya da şirketinize özel araç alımları yapıp, kullanım açısından sıkı bir takip :D yapabilirsiniz.

8- Garanti ve Bakım&Destek anlaşmaları

Aldığınız hizmet, ürün ya da projelere ek olarak bunların ürün anlamında garanti (özellikle donanım) ve yazılım/entegrasyon alanında çeşitli Bakım ve Destek anlaşmaları bulunuyor. Çoğu firma bunu genel proje ve alım üzerinden % olarak fiyatlandırır. Plana bağlı olarak gerçekleştirilen destek kapsamı iş saatleri ile sınırlı olabileceği gibi, 7×24 destek paketleri de mevcuttur. Banka sektöründe hizmet veriyor ya da müşterileriniz ile sürekli iletişim halinde olacaksanız, kritik desteklerin önem kazandığı bu alanlarda 7×24 anlaşmalar sizin için daha anlamlı olacaksa da, bu Bakım ve Destek seçeneği diğerlerine nazaran daha pahalı olacaktır. Ayrıca senelik toplu anlaşmanın haricinde, istemiş olduğunuz destek başına ticket açmanın da ayrı bir maliyeti olabilir (Her case başına 100 dolar gibi).

Son olarak ve 9. madde olarak GÜVENLİK :D – Bunu başka bir yazıda çok ayrıntılı bir şekilde anlatmayı planlıyorum.

Öncelikle belirtmek isterim, yazının kaynağını ” 10 Ways IT departments waste money” adlı döküman oluşturuyor. Ancak konsepte bağlı kalmadan, özellikle Türkiye’deki harcalamaları ve nispeten yaşadığım deneyimleri aktarmaya çalıştım. Burada esas önemli olan, firmanın büyüklüğü ve bakış açısı. Büyük teknoloji şirketleri ve bankalar daha çok kurumsal yapıda oldukları için  sorun nispeten daha az olsa da, yine de ufak-tefek bütçe ayarlama sorunları olabiliyor.

Eklemek istediğiniz ayrıntılar varsa, yazıyı ilerleyen zamanlarda güncelleyebilirim.

WiMAX Genişbant Servisleri’nde 14milyar dolarlık potansiyel !

June 2nd, 2009 Zafer No comments

Yakın geleceğin potansiyel teknolojileri arasında yer alan WiMAX 802.16e bağlantısı, yaklaşık olarak 5 sene içinde ciddi bir ivmelenme gösterecek. Özellikle enerji tüketimi ve Green IT dediğimiz daha az watt harcama ile daha yüksek performans sunan bir teknoloji olan WiMAX, Wi-Fi’a alternatif olarak geliştirilmiş, yüksek performanslı ve uzun menzilden çekme gücüyle, potansiyeli çok yüksük olan temiz bir teknolojidir diyebiliriz. PtP (Point to point – Noktadan noktaya) ya da PtMP (Point to Multi-Point – Noktadan çoklu noktaya) olarak çalışabilen bu sistemler, güzelim ülkemizde sadece Emniyet Genel Müdürlükleri’nde(EGM) kullanıma açıktır. Ayrıca yakında çıkması muhtemel olan Telekominikasyon ihale’leri ile gündeme gelmesini önemle bekliyorum (3G’nin hayal kırıklığından sonra).

Juniper’ın yaptığı bir araştırmaya göre, 2014′e kadar WiMAX sektöründe global olarak yaklaşık 15 milyar dolarlık bir potansiyel var. Aynı yıldaki 4 milyar dolarlık bir pay ise, Afrika ve Orta Doğu, Güney Amerika, Hindistan tarafı ve Doğu Avrupa kesimlerden çıkacak. WiMAX’in en büyük sorunu da yukarıda bahsettiğim ihale usulü olmasından kaynaklanıyor. İlgili Lisanslamalar açık arttırma ile belirli bir firma tarafından alınıyor ve bu firmalar lisans karşılığında WiMAX frekanslarını kullanmaya başlıyorlar. Ayrıca sözde yavaş ağ uygulamaları ve bütçe sıkıntıları da WiMAX’e bir nevi köstek oluyor diyebiliriz. Burada “sözde” kısmını biraz açalım isterseniz. Düzgün tasarlanmayan hiçbir sistem de ne yazık ki, düzgün olarak çalışmamakla birlikte, çeşitli sorunlara sebebiyet verebiliyor. Bu nedenle her zaman dediğim gibi, kurulum yapmadan önce çok iyi bir proje planı yapılmalı ve olabilecek hata ve sorunlara karşı, önceden tedbir alınmalıdır.

Ekosistem dostu olan WiMAX ülkemizde bu sıralar MOBESE olarak bilinen Kent Güvenlik Sistemlerinde kullanılıyor demiştim. Ülkemizde yer alan örnek bir Case Study çalışmasını buradan inceleyebilirsiniz.